| Avarların Bizans ile İlişkileri ve Avrupa’ya Gelişleri
|
558 yılında Sabar hakimiyetini yıkıp Kafkaslar'a doğru ilerleyerek, îranlı
Alanlar ve Ogur boylarını tabiiyete aldıktan sonra Bizans'a elçi gönderen
Avarlar, yıllık vergi ve kendilerinin yerleşebilecekleri arazi istediler.
O sıralarda bir yandan Balkanlar'da, Dalmaçya'da geniş çapta fetihler ile,
bir yandan da Trakya'yı ansızın istilaya girişen Ogurlara karşı mücadelelerle
meşgul olan împarator Justinianos vergiyi red etmemekle beraber, ülkesine
bir Avar akınını durdurmak maksadıyla aşağı Tuna havzasında, başta Ant'lar
olmak üzere kalabalık Islav kütlelerinden bir set kurmağa çalıştı. Fakat
562'de bu engeli kolayca parçalayan Avarlar, Aşağı Tuna'yı işgal ederek
Bizans ile sınırdaş oldular ve Avrupa içlerine kadar akınlara başladılar.
İmparator Justinos (565-578)'un vergiyi ödemede tereddüt göstermesi dolayısiyle
de, 565'lerden itibaren Hakan Bayan'ın idaresinde Bizans'ı baskı altına
alarak, orta Karpatlar'a girdiler; Tuna'nın batısındaki Germen kavimlerinden
Longobard'larla anlaşarak Doğu Macaristan'daki Gepid'leri hakimiyetlerine
aldılar ve 568'de Longobardların Kuzey îtalya'ya göçmeleri üzerine de bugünkü
Macaristan'ı tamamiyle işgal ettiler. Böylece Avarlar Orta Avrupa'da büyük
bir devlet kurmuş oluyorlardı. Bundan sonra batıda Frank kıralı Siegebert'i
mağlüp ederlerken, 582'lerde güneyde Singidunum (Belgrad) ve Sirmium (Eszek)
gibi mühim Bizans sınır şehir-kalelerini ele geçirmişlerdi. Yukarıdaki fetihleri
yapan büyük teşkilatçı Bayan Hakan'ın 592 yılında İstanbul'a yürümek maksadı
ile Çorlu'ya kadar gelerek Bizans başkentinde korku uyandırdığı tarihte
"Don nehrinden Galia'ya, Kuzey İslav bölgelerinden İtalya 'ya kadar her
taraf Avar askerî faaliyet sahası haline gelmişti. |
| Avarların 626 İstanbul Kuşatması; |
|
Asıl çekirdeğini Türk unsur teşkil etmekle birlikte çeşitli İslav ve Germen kabilelerinden toplanan kalabalık yardımcı kıtaların desteklediği ordusu ile bilhassa başlıca pazar şehirlerini ve ticaret yollarını daima elde ve emniyet içinde tutmağa gayret ettiği anlaşılan Avar hakanlığının, Avrupa'da 200 yıl kadar süren hakimiyeti devrinde mühim askerî teşebbüsleri İstanbul kuşatmalarıdır. Sasanîlerle anlaşarak yapılan ve İmparator Herakleios (610-641)'u başkenti terkedip Kartaca'ya gitmeyi düçündürecek kadar baskılı olan ilk muhasara (617 veya 619)'dan sonra, ikinci harekât, yine Sasanî İmparatorluğu ile ortaklaşa gerçekleştirilmişti (626).
İran-Bizans savaşlarının şiddet kazandığı ve Şehinşah Husrev II (590-628)'nin bütün el-Cezire, Filistin ve Suriye'yi ele geçirdiği bu yıllarda Doğu Karadeniz sahillerinde bulunan imparator Herakleios, Hazar Türklerinden askeri yardım sağlamak üzere Tiflis'e giderken, Şahvaraz kumandasındaki İran ordusu bütün Anadolu'yu geçerek Boğaziçi'ne ulaştığı zaman, Bulgar kuvvetleri ile takviyeli Avar ordusu da Balkanlar'ı ve Trakya'yı aşarak İstanbul surları önüne gelmiş bulunuyordu. Gerçek kuşatma Avar ordusu tarafından yapılmakta idi (626, Temmuz-Ağustos).
Patrik Sergios ile Patricius Bonos tarafından müdafaa edilen başkentte büyük heyecan uyandıran bu harekât tarihî hatıralar bırakmıştır. Bizans'ta kurtuluşu anmak üzere "bayram" ilan edilen gün ("Büyük Perhiz'in beşinci haftasındaki Cumartesi günü) kiliselerde ayinler şeklinde yüzyıllarca devam etmiş ve "Akathistos" ilahisinin bu Avar kuşatması ile ilgili olduğu anlaşılmıştır. Kuşatma donanmasızlık yüzünden başarıya ulaşmamış ve Avar ordusunun sonuç alamadan, müşkül şartlar altında çekilmek zorunda kalması hakanlığın nüfüz ve itibarını kaybederek zayıflamasına yol açmıştır.
Yardımcı kuvvetler dağılmış ve bilhassa hakanın 630'da ölümünden sonra, tabi kütleler, Bizans'ın da teşvik ve desteği ile baş kaldırmış, uzun mücadeleler neticesinde Balkanlar Bulgarlara geçmek üzere elden çıkmış, Tuna-Sava bölgesi Hırvat-Sloven gibi Islav kabilelerine, Bohemya sahası da Çeklerin atalarına terkedilmiştir. Bu suretle bir hasım devletler çemberi içine alınan ve iktisadî imkânlarını kaybeden Avar hakanlığı 8. asır boyunca gittikçe kuvvetten düştü ve 791'den itibaren 15 yıl aralıksız devam eden ve amansız bir din muharebesi yapan Frank İmparatorluğunun (Ka-rolus Magnus=Şarlman zamanı: 768-814) hücumları (Orta Macaristan'daki Avar başkent müstahkem mevkii 796'da Pepin tarafından zaptedilmişti) sonunda tamamen ortadan kalktı (805). Parçalanan Avar gruplan Doğu Macaristan ve Balkanlar'a dağıldı, kısa zamanda Hıristiyanlaşarak yerli kalabalık içinde eridi.
|